Eskspres Yatırım Genel Müdürü Doğan Murat Ergin ve Yatırım Danışmanlığı Grup Müdürü Erdoğan Turan ile 2016 yıl sonunu ve 2017 yılını değerlendiren bir röportaj yaptık. Röportajımızın amacı, birinci elden bilgiler ile şirketin piyasaya bakış açısını görmek ve piyasayı etkileyen en önemli faktörleri sıralamak.
Ekspres yatırım Genel Müdürü Doğan Murat Ergin sorularımızı yanıtladı.
- Ekspres Yatırım’ı hayata geçirirken, piyasalarda ön plana çıkacağını düşündüğünüz konu varmıydı?
- Doğan Murat Ergin;
Ekspres Yatırım’ı hayata geçirirken, finansal piyasalarda önümüzdeki dönemlerde ön plana çıkacağını düşündüğümüz iki konuya odaklandık.
Bunlardan ilki, finansal piyasaların elektronikleşmesiydi. Geçtiğimiz dönemde finansal piyasalarda kullanılan teknolojik altyapılar, işlemlerin yüksek hızda gerçekleştirilmesini sağladı. Bunun anlamı şu; finansal kurumlar teknolojiye ayak uyduramayacak olurlarsa kül ve toprak altında kalma tehlikesiyle karşı karşıyalar. Tıpkı Anadolu ve dünyanın ilk borsalarından biri olan Kütahya’daki Aizanoi’nin vaktiyle yok olduğu gibi… İşte bu sebepten, biz öncelikli olarak elektronik altyapımızı kuvvetlendirdik.
Bugün herhangi bir müşterimiz akıllı telefonundan bizimle irtibata geçip bir parmak hareketiyle alım-satım işlemi yapabiliyor. Herhangi bir yatırımcının parmağını ekranına dokundurup kaldırırken verdiği emir, önce bizim Türkiye’deki ana bilgisayar merkezimize geliyor. Ardından; Amerika, Avustralya, Londra, Abu Dabi gibi dünyanın dört bir ucunda olan kurumlardaki fiyatlarla eşleşiyor. Müşterimizin emri, bu kurumlar arasındaki en iyi fiyata göre gerçekleşiyor. Etkin teknolojik altyapımız sayesinde, bu işlemlerin süresi parmağınızı dokundurduğunuz ve kaldırdığınız süre içinde gerçekleşiyor. Bizim işimizde hız çok önemli ve gittikçe de önemi artıyor.
İkinci olarak, bireylerin finansal yatırımlarıyla ilgili daha rasyonel adımlar atabilmeleri için, bu çerçeveye daha geniş bir açıdan bakabilen finansal danışmanlara ihtiyaçları olduğunu düşünüyoruz.
Önümüzdeki dönemde, orta segment ve üzerindeki tüm bireyleri kapsayan bir çalışma ile, Türkiye’de finansal planlama hizmeti veren ilk aracı kurum olmayı hedefliyoruz. Bireylerin hayatlarıyla ilgili dönüm noktalarının, gelecekteki hedeflerinin finansal boyutta planlanması ve yönetilmesini sağlayan bir platform oluşturuyoruz. Evlenmek, çocuk yapmak, çocuğunuzun eğitimini planlamak, emekliliğinizi planlamak, belki çocuğunuza ileride bir miktar sermaye bırakmak gibi hayallerinizi gerçekleştirmeye yardımcı olacak finansal planlama hizmetini hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
- Peki 2017 yılı için yapmayı düşündüğünüz yatırımlar nelerdir?
- Doğan Murat Ergin ;Öncelikle bizi takip edin derim;
Bu şu anlama geliyor; bireyler Ekspres Yatırım’da 2017’nin ikinci çeyreğinden sonra sigorta da dahil olmak üzere bireysel emeklilik, gayrimenkul planlaması, borç planlaması, yatırım planlaması gibi dallarda bütünsel olarak hizmet alabiliyor olacaklar. Ekspres Yatırım olarak, bireysel finansal planlama için teknolojik alt yapımız ve uzman kadromuza çok önemli yatırımlar yaptık. Önümüzdeki dönemde birey ve ailelerin hayatına derinlemesine girip, A’dan Z’ye tüm finansal ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir finansal danışman ordusuyla hizmet veriyor olacağız. Hedefimiz, müşterilerimizi gelecekle ilgili hedeflerine doğru yönlendirmek.
Ekspres Yatırım olarak şu an bireysel ve kurumsal müşterilerimize, Foreksten başlayarak hisse senedi, tahvil, yatırım fonu ve sermaye piyasalarında aklınıza gelebilecek tüm finansal enstrümanları sunuyoruz. Tüm finansal ihtiyaçlarınıza global standartlarda çözümler sunmak için Ekspres Yatırım daima müşterilerinin yanında olacaktır.
- Ekspres Yatırım, Yatırım Danışmanlığı Grup Müdürü olarak Erdoğan Turan Bey, 2016 yılında gerçekleşen ve finans piyasalarını etkileyen en büyük küresel konuları kısa kısa özetlemek gerekir ise, hangi konudan başlarsınız?
- Erdoğan Turan;
Öncelikle Piyasalar Trump gerçeği ve bu gerçeğin dünyanın geri kalan kısımlarında yaratacağı etkiye odaklandı.
Küresel piyasalar 2008 yılından bu yana bir taraftan merkez bankalarının parasal gevşeme adımlarının etkisiyle hareketlenirken diğer taraftan, sistemin sorunlarını çözmekten ziyade öteleyen, görece üstünü örten ve ileride daha büyük sorunlara sebep olabilecek adımlarla 2016 yılını da geride bıraktı.
Piyasalar için 2016 yılının özeti tek kelime ile “yüksek oynaklık”. 2016 yılına Çin endişesi ile başlanırken diğer küresel güç merkezlerinin hamleleri borsalardan petrole, altından para birimlerine kadar çok ciddi oynaklığa sebep oldu. Yılı tamamlamaya yakın dünya Trump gerçeği ve bu gerçeğin dünyanın geri kalan kısımlarında yaratacağı etkiye odaklandı.
- Erdoğan Bey, Trump dünyaya ne vaat ediyor?
- Eğer planını uygularsa ve başarılı olursa Trump finansal piyasalar için daha yüksek enflasyona doğru giden ABD hedefliyor olacak
Bazıları için sürpriz şekilde seçilen Trump, izleyeceği politikayla 2017 yılında sadece ABD’yi değil bütün dünyayı etkileyebilir. Sermayeyi ve üretim merkezlerini ABD’ye çekmek isteyen, uluslararası ticaret sözleşmelerini gözden geçirmekten-iptal etmekten bahseden Trump, her ne kadar içeriye odaklı görünse de özellikle enerji- askeri konularda geçmişten farklı bir ABD politikası vaad etmiyor. Amerikan Merkez Bankası Fed’in uyguladığı politikadan hoşlanmadığını beyan eden Trump uygulayacağı mali politikalarla ekonomiyi canlandırmayı ve istihdamı artırmayı hedefliyor. Eğer planını uygularsa ve başarılı olursa Trump finansal piyasalar için daha yüksek enflasyona doğru giden bir ülke hedefliyor olacak. Bu durum, yani ABD’de enflasyonun yükselmesi Fed’in işini kolaylaştırırken dünyanın geri kalanı için en basit haliyle değerini koruyan veya daha değerli dolar anlamına geliyor.
Fed 2016 yılına 4 faiz artırım beklentisi ile girdi. Faiz artırımını gerektirecek koşullar gerçekleşmeyince sözlü yönlendirmeler ve algı yönetimi ile Fed ne piyasaların aşırı gevşemesine ne de korkuya kapılmasına izin vermemeye çalıştı. Ancak Trump’ın seçilmesi sonrası tahvil piyasasında gözlenen yükselişler 2017 yılı için en az 2 faiz artırımı olabileceğine işaret ediyor. Bu ihtimal doların değer kaybına izin vermeyecek bir ihtimal olarak not edilmeli.
- Erdoğan Bey, Mülteci sorunları nedeni ile İngiltere’nin AB’den ayrılması ve EURO’nun geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
- Brexit sonrası birlikten ayrılalım diyenlerin sesi daha gür çıkıyor, bu söylemin toplumsal tabanda karşılığı var
AB projesi için tam bir hayal kırıklığı demek mümkün değil (en azından Almanya için). Fakat farklı problemleri ve farklı öncelikleri olan ülkelerin parasal birlikle ilk büyük krizde geldiği nokta da ortada. Birlik içindeki önemli ülkelerde 2017 yılı seçim yılı olacak. Ve içe dönen, sınırları kapatmaktan bahseden, ulusalcı söylemlerle göreve gelen Trump Avrupa Birliği içindeki aşırı sağa güç vermiş görünüyor.
Brexit sonrası birlikten ayrılalım diyenlerin sesi daha gür çıkıyor, bu söylemin toplumsal tabanda karşılığı var. Ekonomik aktiviteyi canlandıramayan hükümetler yıpranıyor ve aşırı sağ bu dönemde popülerleşiyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) her ne kadar karar almada geciken, Almanya’nın baskısı altında kalan, hantal bir merkez olarak görünse de, birliğin o kadar büyük sorunları var ki bütün sorunları ECB’nin çözmesini beklemek hayal. Parasal tedbirlerle gelinen nokta Roma’da bir İtalya’nı Selanik’te Yunan vatandaşını mutlu etmiyor. Sorun büyük, sorunun çözümü için alınan tedbirler, birliğin güçlü ülkelerini daha da güçlendiriyor algısı var ve bu da öfke yaratıyor. Ortak para birimini kullanmaktan vazgeçelim, birlikten ayrılalım diyen aşırı sağ politikacılar, ekonomik koşullar ağırlaştıkça taraftar topluyor.
AB için yıllardır konuşulan birliğin dağılması fikri de aşırı sağın yükselmesi ile güçleniyor. İngiltere’nin AB’den ayrılması fitili ateşledi. Görünen o ki AB için kötümser olanlar 2017 yılında daha fazla dayanak noktası bulacaklar. Fakat bütün eksik yanlarına rağmen AB projesi hafife alınamayacak kadar önemli. Hayatın her alanına kaliteyi artıran ve koruyan standartlar getiren projeden, proje sahiplerinin hızla vazgeçmesini beklemek güç. Belki 2017 yılı “çekirdek AB” fikrinin daha yüksek sesle dillendirildiği bir yıl olabilir. Euro için söylenecek şey ise basit, AB ekonomisinin güçlenmesini beklemiyorsanız Euro’da güçlenme beklemeyin.
- Erdoğan Bey, Altın fiyatı 2016 sonlarına doğru çok büyük bir düşüş yaşadı, bu konuda düşünceleriniz nelerdir.
- Altın yere düşmekle, pul olmaz
2018 yılı ve sonrası için küresel ortak para birimi fütüristler tarafından dile gelirken halihazırda sisteme alternatif bir varlık var, altın
Küresel finans siteminin sorunlarından biri de kâğıt paradır, kağıt para birimlerinin değeri. Yine bugün kapitalist sistem tabiatına aykırı olarak “para tutmayı” cezalandırma noktasında. Negatif faiz dediğimiz uygulama ile paranın sistem içinde dönmesini teşvik etmek için uygulanıyor, çünkü Fed, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası devasa parasal gevşeme tedbirleriyle gelmiş olsalar da paranın dolaşım hızı yavaş. Son krizden sonra kağıt paranın arkasındaki güç daha çok sorgulanır oldu. 2018 yılı ve sonrası için küresel ortak para birimi fütüristler tarafından dile gelirken halihazırda sisteme alternatif bir varlık var, altın.
Fed’in bol ve ucuz dolar politikasıyla 600 USD seviyesinden 1900 USD seviyesine kadar yükselen ons altın yine Fed’in aynı politikadan adım adım uzaklaşıp faiz artırımlarına başladığı dönemde 1050 USD seviyesine kadar geriledi. Fakat negatif faiz uygulaması altına bir nebze destek oldu.
- Peki Erdoğan Bey, 2017 yılında altın fiyatını etkileyecek en önemli konular nelerdir?
- 2017 yılı için ise altın için önemli olan soru şu, ABD ekonomisinde enflasyon ne hızla yükselecek ve Fed hangi hızla faiz artıracak?
Enflasyonun artması altın için en azından korunma aracı olarak bir dayanak, fakat değeri dolarla ölçülen ons altın için doların değeri yükselecekse pozitif senaryo kurmak güç.
Türk yatırımcısı için ise gram altın birkaç yıldır kendisini enflasyondan koruyan güçlü bir alternatif. Ve her dönemde en azından tasarrufların bir kısmıyla yatırım yapılabilecek bir sigorta. 2017 yılında da gram altının yatırımcısını korumaya devam etmesini beklemek zor değil.
Altın her ne kadar batı dünyasında ilgi görmüyor gibi görünse de doğu altın ile ilişkini zayıflatmıyor, aksine daha da güçlendiriyor. Aralarında Türkiye, Rusya ve Çin gibi ülkelerin olduğu merkezler altın tutmaya, rezerv altın miktarını artırmaya devam ediyor. Çünkü doğu, parasal sistemin tıkandığı noktayı görüyor ve buna karşılık tedbir alıyor. Para birimlerinin oynaklığı ülkeleri bu duruma karşı tedbir almaya zorluyor. ABD, AB ve Japonya gibi merkezler para birimlerini dalgalandıracak tedbirler aldıkça dünya ticaretinde büyük ağırlığı olan ülke para birimlerine alternatif rezerv varlıkların aranması da gayet normal.
Altının fiyatına değil, değerine, anlamına bakın.
Eskspres Yatırım Genel Müdürü Doğan Murat Ergin ve Yatırım Danışmanlığı Grup Müdürü Erdoğan Turan ile 2016 yıl sonunu ve 2017 yılını değerlendiren bu röportaj için çok teşekkürler.
Ekspres Yatırım üzerinden FOREX işlemleri yapmak isterseniz, Buradaki linke tıklayarak bir FOREX Deneme hesabı açabilirsiniz.
Ekspres Yatırım şirketi hakkında daha fazla bilgi için EkspresForex hakkında hazırladığımız özel sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
Forex Brokerleri Türkiyede SPK Lisanlı Forex Brokerleri